Müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Nisan 2009 Salı

Dünyanın Sonuna Doğmuşum Klip

İşte şimdiye kadar izlediğim en anlamlı klip desem yeridir. Sizden de bunu beklerdim..

İyi ki varsın maNga.


Devamını okuyun...>> Read more...

4 Nisan 2009 Cumartesi

Sıla

Efendim kimdir bu Sıla? Neden son dönemde şarkılarına takılır bu kafam. Aslında hoşuma giden eleştirel tavırları mıdır. Aykırı halleri midir sezemedim tam ancak beğeniyorum yeni albümüyle birlikte. Hoş klibinde kendisine yazık da etmiş olsalar sözleri ve ritimleriyle şöyle bir içimi okşayabilen son dönem şarkıcılarından.

Kendisinin müzikle ilgilenimi lise yıllarına dayanıyormuş. Bu yıllarda şan ve ses eğitim almasının yanında aynı zamanda çeşitli topluluklarda da solistlik yapmış. Yüksek öğrenimini caz vokal bölümünde yapmış. 2000 yılında da sektöre girişinde büyük etkisi olan Kenan Doğulu ile tanışıp çalışmaya başlamış. O günden sonra uzun süre Kenan Doğulu'nun vokalistliğini yapmış hanım kızımız. Tabi bu arada da boş durmayarak çeşitli mekanlarda çıkmış. Ufak tefek oluşturmuş kitlesini. Ferhat Göçer, Kenan Doğulu, Emel Müftüoğlu gibi değerli sanatçılarımıza da söz ve müzik de yazmış bestelemiş bu kızımız.

Daha sonraları geniş kitleler Sezen Aksu ile ortak çalışmaları olan 'Sıla' dizisinin şarkısı sayesinde tanışacaktır Sıla ile. Tabi bütün bunların ardından da 2007 yılında patlayan agresif çıkış şarkısıyla bilinen ve ismiyle bir albümünü hepimiz biliriz sanırım. Şimdi de yeni albüm çıkarmış ve güzel şarkılar çığırmış yine bu güzel kızımız. İyi de yapmış. Sıla, Sıla, Sıla.. tabi ki biliyorduk, biliyordum bugüne kadar fakat!;

Kendisini son dönem asıl sevmeme vesile olan bir programdaki bir dakika onbeş saniye kadar söylediği sözleri de kendisine ait olan "ya Sıla şunu albümde söyleseydin ya" dedikten sonra "böyle de güzel be" gibi kendimi cevapladığım 'Vur Kadehi Ustam' adlı parçaydı. Linkini de vereyim; burdan

Ne de güzel ne de içten söylemiş değil mi..

Bu sanatkarımızı da ileride daha kaliteli, daha güzel, ve böyle oldukça daha beğenilen hallerde görmek dileğiyle artık. Bu albümünde de asıl hit olacağını tahmin ettiğim ve sözlerini de sevdiğim parçalardan birisinin de sözlerini yazarak bitiriyim artık diyorum:




Sıla 2009 Bitse de Gitsek



İş bu sözleşmenin tam imzalandığı tarihte
Veler veyalar yoktu
Tühler amalar yoktu
Alan memnundu satan memnundu
Niyeyse bi anda dağıldı mevcut
Kalp yer görmeden mutlu mesut
Cehennem oldu burası beter
Dayanamıycam artık nolur yeter
Bitsede gitsek x10

İş bu yüzleşmenin tam bezdirdiği tarihte
Veler veyalar çoktu
Tühler amalar çoktu
Laflar havada uçuşuyordu
Niyeyse bi anda dağıldı mevcut
Kalp yer görmeden mutlu mesut
Cehennem oldu burası beter
Dayanamıycam artık nolur yeter

Bitsede gitsek x10

Parodi olduk izleniyoruz
24 saat dikizleniyoruz
Buruşturdunuz kibirinizle
Sabahtan akşama ütüleniyoruz x 2

Kenan Doğulu:
Sılacım ayıbı keşfedeni 9 köyden kovmak gerek
8 kere dövmek gerek
Yedi bitirdi beni bu zevzek
Altı üstü küçük bi zevk
5 kuruşluk keyfimizi rezil etti bu yürek
4 duvarındada aynası olsun
Sevdiği eşyayla 2 sene dursun
1 kere geliyoruz şu dünyaya
En kralından keyfimiz olsun
Hadi hooopppp zengin kalkışı

Bitsede gitsek x 20


Devamını okuyun...>> Read more...

28 Mart 2009 Cumartesi

Ayna, ayna hadi söyle benden daha gamsızı var mı ?

Manga, Şehr-i Hüzn albümü haberini daha önce vermiştim. Şimdi ise çıkış şarkısı "Dünyanın Sonunda Doğmuşum" adlı parçasının sözlerini veriyorum. Manga bu sefer de kendisi olmuş ve karşı cinsten iki ele alınması gereken karakter tipini ele almış. Eleştri bile yapmıyorum çünkü yapacak ne bir şey bulabildim ne de bir kelime. Kendilerini tebrik ediyorum. "Allah allah gizli numara kim acaba, alo" :)

Cümle cümle okunması gereken sözler; - özellikle de böyle bir dönemde hitap ettiği kitle açısından böyle (?) bir grubun sözleri bunlar unutmayalım-



Albümü de tamamen görmeden konuşmamak gerekli ancak maNga Türk müzik tarihine geçen şarkılar yapmaya devam ediyor ve edecek de anlaşılan;

Dünyanın Sonunda Doğmuşum;

Naber bak, bende dert yok tasa yok
Mutluyum artık bir beynim yok
Dikmişim ekrana gözlerimi
Başka da bir ihtiyacım yok

Kişisel neyim kaldı ki bir iletim olsun
Tıklana tıklana her şeyim ortada
Atın ölümü arpadan olsun
Her yiğit gibi benimki de meydanda

Tıklama konusu ayrı bir dava
Mahkemelerde görülüyor hala
Namusu bacak arasında ararım
Dişi sinek bile görsem laf atarım

Çakma makma, üçe beşe bakmam
Önüm, arkam, sağım solum markam
Bana pastamı verin, ekmeğe gerek yok
Ben tüketmeden var olamam-

Ayna, ayna hadi söyle benden daha gamsızı var mı ?
Ayna, ayna hadi söyle benden daha arsızı var mı ?

Dünyanın sonuna doğmuşum
Ya da ölmüşüm de haberim yok
İyi bilirdik derler elbet ardımdan
Bundan büyük bir yalan yok

Yok , bundan büyük yalan yok

Bana dokunmayan yılan bin yaşasın
Dedikodu yapar, keyfime bakarım
Ağzımda sakız, elimde çanta
Fink atarım kaldırımlarda

Bağlanmaya sonuna kadar karşıyım
Ama dizilerimden beni ayırmayın
Değişir dünyam bir tuşla uzaktan
Elimdeki kumandam hayatıma kumandan

Yeni bir kart verdi bugun bankam
Puanlarım artık en büyük kankam
Olmasa da cebimde beş kuruş para
Cebimdeki telefon on numara

”Bak kızım, yedi kocalı hürmüz gibi dolan
Ama ailemizin kızı gibi davran,
Seni alacak biri de bulunur elbet
En kolay parayı hep sen kazan”

Ayna, ayna hadi söyle benden daha gamsızı var mı ?
Ayna, ayna hadi söyle benden daha arsızı var mı ?

Dünyanın sonuna doğmuşum
Ya da ölmüşüm de haberim yok
İyi bilirdik derler elbet ardımdan
Bundan büyük bir yalan yok

Yok , bundan büyük yalan yok

Sıkıldım çok, her dakika düşünmekten üzülmekten
Artık yok, kalmadı gücüm düşmekten yenilmekten
Pişmanım erken vazgeçmekten kendimden
Bu alem geçmiş kendinden
Ne gelir elden ?


Dinlemek isteyenlere de online dinleyebilecekleri bir adres verelim;

http://www.myspace.com/mangaweb






Devamını okuyun...>> Read more...

24 Mart 2009 Salı

Manga - Şehr-i Hüzn


Manga geliyo da Manga!!

Uzun süredir bloga yazmamama rağmen diyorum ki buna yazılır;

Bir Kadın Çizeceksin albümü ile tüm rock sever dönemim gençliğinin kalbine yer edinmiş ve Türkiye rock piyasasında dönemi itibari ile sansasyon olmuş Türkçe Nu-Metal diye tarzlarını adlandırabileceğimiz grubun ikinci albümü piyasaya çıkıyor.

Bu güzel haberi blogumda ilk veren sitelerden olmaktan gurur duymakla birlikte grubun yeni albümünün 60 dakikalık ve 16 şarkıdan oluşan bir albüm olduğunu söyledikten sonra tarihi de verelim artık; 14 Nisan 2009

Şimdiden sabırsızlıkla bekleyen fanlarına bir müjde daha var Manga'dan; Albüm kayıtları esnasında hayranlarından bir çok ses kaydı toplayan grup bu kayıtlardan da bir şarkı yapmış.

Şimdi asıl habere geldi; Albümün çıkış parçası Dünyanın Sonunda Doğmuşum ise bugün itibariyle radyolarda. Açın hadi hemen radyoları :)




Devamını okuyun...>> Read more...

9 Ağustos 2007 Perşembe

The Beatles

Ingiltere'nin Liverpool kentinde kurulmus olan bu grup hem sanatsal hem de ticari basarilar yakalamistir.

Grup, bir cok satis rekorlari kirip, elliden fazla sarkisiyla liste basarisi göstermistir. Üstelik Amerika da büyük bir basariya ulasmis ilk Ingiliz grubu olarak, sadece Amerika da liste basi olan yirmi tane sarki bestelemistir. Bu olay yirminci yüzyilin en büyük müzik akimi olarak görülmektedir. 1985'te grup yaklasik olarak bir milyarin üzerinde satis yapmistir.



Beatles bir cok yeni müzik tarzina kapi acmis ve ayni zamanda bir cok yenilikci prodüksyon tekniklerine de öncülük etmistir.


ÜYELER

John Lennon (Gitar, Vokal): 1960-1969
Paul McCartney (Bas Gitar, Vokal): 1960-1970
George Harrison (Gitar, Vokal): 1960-1970
Ringo Starr (Bateri, Vokal): 1960-1970
Stuart Sutcliffe (Bas Gitar): 1960 - 1961
Pete Best (Bateri): 1960 - 1962

THE QUARRYMEN

Elvis Presley gibi sanatcilar sayesinde rock 'n roll'la ilgilenmeye baslayan John Lennon arkadasi Pete Shotton ile birlikte 1956'da "The Quarrymen" adli bir grup kurar. Daha sonra gruba Bill Smith katilir. 1957 yilinda John Lennon Paul McCartney ile tanisir. McCartney gruba katilma teklifini kabul eder. 1958 yilinda gruba George Harrison da dahil olur. Ayni yilda grup bir demo kaydeder. -> "That'll Be the Day" ve "In Spite of All the Danger"

The Quarrymen 1959 Eylül'ünde dagilir...1960'da tekrar biraraya gelir ve yanlarina Stuart Sutcliff'i alir. Kendilerine ritim anlamina gelen "beat" kelimesine gönderme olsun diye The Beatles adini verirler.
Grup sonrasinda davula Pete Best'i alir ve bir süre Almanya'da calarlar. Harrison sinir disi edilir, sebebi ise yasi hakkinda yalan söylemesidir. Bir yangin dolayisiyla da Best ve McCartney sinir disi edilir
Sarkici Tony Sheridan tarafindan teklif alan grup, Tony Sheriden and the Beat Brothers olarak Almanya'da listelere girerler. Hamburg'da verilen son konser sonrasi Sutcliff Almanya'da kalmaya karar verir ve dörtlü Ingiltere'ye döner. Bas gitara Paul McCartney gecer.

Müziklerinin modasi gectigi iddiasina dayanarak bir cok müzik sirketi Beatles ile calismayi reddeder. EMI yetkilisi George Martin onlarla bir senelik anlasma imzalar. Davulcu Pete Best ise kimsenin begenisini kazanamamistir. Klasik Beatles sac modelini reddetmesi ve hastaliklar dolayisiyla bazi konserlere katilmamasi sebebiyle bateriye Ringo Starr gecer.

1962 de Beatles'in ilk single'ı "Love Me Do" cikar. Listelerde 17. siraya yükselir. Diger singlelar da cok begeni toplar; böylece Beatlemania adi verilen Beatles cilginligi Ingiltere'de baslar. "From Me To You" single'ı ise Beatles'ın ilk bir numara hiti olmustur.

Amerika da "I want to hold your hand" parcasiyla büyük begeni kazanan grup, Bob Dylan tarafindan uyusturucuyla tanistirilir.

Beatles'ın ilk albümleri birkac degisiklikle "Introducing... The Beatles ve Meet The Beatles!" olarak yayınlanır. 1964'te "A Hard Day's Night" adlı ilk Beatles filmi yayınlanır. Beatles üyelerinin oynadigi bu komedi filmi iki Oscar adayligi kazanır ve film sarkilari ayni isimli albümde yayinlanir. 1965'te de ikinci film "Help!" yayinlanir. Bu filmin de şarkıları aynı isimli albümde yayinlanir. Bu film cekimleri sirasinda da Beatles uyusturucu kullanimina devam etmektedir.

Grup daha büyük sorunlarla da mücadele eder. Bir röportajda John Lennon o ünlü sözü söyler: "The Beatles şu anda İsa'dan daha popüler". Saka amacli söylenmis olsa da Beatles plaklari yakilmaya baslar. Özür dinlensede öfke dinmez.

Grup 1966'de Revolver albümünü yapar ve büyük bir müzikal degisimi gösterir. Artık rock sound'u daha öne cikiyordur. Özellikle "Tomorrow Never Knows" ve "Yellow Submarine" gibi sarkilarda bulunan ses efektleriyle The Beatles Psychedelic müzik yapmaya baslar. 1967'de ise Beatles'ın en iyi isi olarak görülen "Sgt. Pepper's Lonely Hearts Club Band" albümü yayinlanir.

26 Aralık 1967'de grup üyelerinin oynadigi film "Magic Mystery Tour" yayınlanır. Renk karmasasi icindeki film iyi elestiriler toplamaz. Grup filmdeki sarkilari ayni isimli albümde yayınlanir.

"The White Album" olarak da bilinen The Beatles albümünün calisma asamasinda, Grup bir cok sorun ile karsi karsiya gelir. Ringo Starr dört sarkinin kayitlarina girmez. John Lennon'un esi Yoko Ono'nun sürekli grupla birlikte olmasi sorun yaratir. Son olarak da George Harrison bestelerine yeteri kadar yer verilmez.


AYRILIK

Grup menejer sorunlariyla karsilasir. Öncelikle kimin menejer olacagi tartisilirken, Allen Klein menejer olur; daha sonra Klein'in gruptan para caldigi ortaya cikar.
Grup en son konserini 1969'da izinsiz olarak bir catıda verir. Polis tarafindan indirildikleri görüntüler "Let It Be" filmlerine de konulur. Grup 1969'da yine stüdyoda problemler yasadiklari "Abbey Road" albümünü kaydeder. Aynı anda da "Let It Be" albümü kayitları devam eder. 20 Eylül 1969'da Lennon grup elemanlarina ayrildigini söyler ancak basina bir aciklama yapilmaz. 3 Ocak 1970'de George Harrison bestesi "I Me Mine" kaydedilen son Beatles sarkisi olur ancak John Lennon bu kayitlarda yer almaz. Ayni yil ilk adi "Get Back" olarak karar verilen ancak mix'i begenilmeyen albüm en sonunda "Let It Be" olarak yayınlanır. Ancak bu grubun dagilmasini engelleyemez. 10 Nisan 1970'de McCartney basin toplantisi ile grubun dagildigini aciklar.

BEATLES SONRASI

1970'de bütün Beatles üyelerinin solo albümleri yayınlanir. 1973 tarihli "Ringo" adlı Ringo Starr albümünün bir parcasinda üc Beatles üyesi bir araya gelir. 1974'te Lennon ve McCartney stüdyoda kendileri icin kayit yapar ancak bir daha hic bulusmazlar.

1980'de John Lennon evinin önünde vurulur. Yasayan diger 3 Beatles elemani "All Those Years Ago" adli George Harrison sarkisinda tekrar bir araya gelir. Sarki Lennon'ın anisina yazilir.

1988'de grup Rock N Roll Ünlüler Salonu'na girmeye hak kazanir. Starr, Harrison ve Yoko Ono orada bulunmasina karsin Paul McCartney yasanan problemler yüzünden oraya gitmeyi reddeder.

1995-1996 sirasinda Beatles'ın gizli kalmis kayitlari Anthology 1,2,3 olarak yayinlanir. Ayrica iki Lennon bestesi "Free As A Bird" ve "Real Love", Beatles'ın üc elemani tarafindan kaydedilir.

2001'de George Harrison akciger kanseri yüzünden ölür.



DISKOGRAFI


İngiltere Albümleri

* Please Please Me (1963)
* With the Beatles (1963)
* A Hard Day's Night (1964)
* Beatles For Sale (1964)
* Help! (1965)
* Rubber Soul (1965)
* Revolver (1966)
* Sgt. Pepper's Lonely Hearts Club Band (1967)
* The Beatles (1968)
* Yellow Submarine (1969)
* Abbey Road (1969)
* Let It Be (1970)

Amerika Albümleri

* Introducing... The Beatles (1964)
* Meet the Beatles! (1964)
* The Beatles' Second Album (1964)
* A Hard Day's Night (1964)
* Something New (1964)
* Beatles '65 (1965)
* The Early Beatles (1965)
* Beatles VI (1965)
* Help! (1965)
* Rubber Soul (1965)
* Yesterday… and Today (1966)
* Revolver (1966)
* Sgt. Pepper's Lonely Hearts Club Band (1967)
* Magical Mystery Tour (1967)
* The Beatles (1968)
* Yellow Submarine (1969)
* Abbey Road (1969)
* Let It Be (1970)

Hazırlayan: gecemavisi


Devamını okuyun...>> Read more...

25 Haziran 2007 Pazartesi

Yngwie Malmsteen

30 Temmuz 1963'te İsveç'in başkenti Stokholm'de doğmuştur. Babası orkestra şefi ve ablası da orkestrada enstruman kullanan Yngwie 4 yaşında keman çalmaya başladı ve üç yıllık keman deneyiminden sonra 7 yaşında gitara merak saldı. jimi Hendrix'in ölümü üzerine televizyonda yayınlanan bir programı seyredip Hendrix'e ve sahne gösterisine hayran kalmasıyla akustik gitar da elinden düşmez oldu. Sonraları Fender Stratocaster adlı gitar Yngwie J. Malmsteen için vazgeçilmez bir dost olacaktır. 10 yaşına geldiğinde Deep Purple şarkılarının tamamını çalmasının yanı sıra 11 yaşında klasik batı müziğinde çalamadığı şarkı yoktu.


Hep bu şekilde komplike bir gelişim sürecinde ilerleyen Malmsteen yıllar geçtikçe tarzını oluşturuyordu. Malmsteen'in benzersiz stilinin ortaya çıkmasında, Ritchie Blackmore ve yetenekli bir flütçü olan ablasının katkılarının yanısıra, melodilerini Klasik Müzik tınılarıyla süslemesi, oldukça etkili olmuştur. Barok dönemi bestecileri Johann Sebastian Bach, Antonio Vivaldi, Tomaso Albinoni ve klasik dönem bestecileri Ludwig van Beethoven, Wolfgang Amadeus Mozart, Nicolo Paganini; Yngwie J. Malmsteen'in müziğine derin etkiye sahiptir. Bir anne için zor da olsa müziğe ve onun yeteneğine inancı tam olan annesi, onun zaman geçtikçe okuldan kopup müziğe yönelmesine destek verdi. 15 Yaşına geldiğinde gitar tamir atölyesinde çalışmaya başlayan Yngwie J. Malmsteen tamir için atölyeye getirilen bir lutla gitarda açtığı çığırın fikrini işleme koydu. Gitarın perdelerini eye ile oyarak tıpkı lut gibi scallope klavyesi olan bir gitar yaptı. Sonuçtan çok memnun kalan Malmsteen yeni bir gitarda aynı işlemi uygulamakta geç kalmadı. Yüksek teller ve scallope klavye ile çalmak zor da olsa Malmsteen'in seçtiği sweep tekniği sayesinde buna uyum sağlamak onun adına hiç de zor olmadı.

18 yaşında arkadaşlarıyla kaydettiği demolar İsveç için fazla sıradışı olduğundan bir süre sonra kayıtları yurt dışına göndermeye başladı. Demoyu dinleyen Shrapnel Music'in sahibi Mike Varney, Yngwie Malmsteen'i Steeler'a katılması için Amerika Birleşik Devletleri'ne davet etti. Steeler'da sadece bir albüm yapan Yngwie Alcatrazz'a katıldı. Fakat hiç bir grup Yungwie'yi sarmıyor kendi tarzını ortaya koymak ve bağımlı olmamak istiyordu. Bunun üzerine Solo kariyeri başladı. Solo kariyerinin ilk albümü "Rising Force" oldu. Bu albüm müzik listelerinde 60. sıraya kadar yükselirken neoklasik rock şaheseri olarak tarihe geçmişti bile. Bu albümdeki performansı ile Yngwie enstürmental rock dalında Grammy'e aday gösterildi. Sırada 1985 yılında çıkarn 'Marching Out' adlı albümü vardı. İlk albümüne göre bu albümde vokale de önem veriyordu Malmsteen. 'I'll See The Light, Tonight' parçası uzun bir gitar solosunun ardından sert girişi ve vokali ile oldukça çarpıcı bir parçaydı. Malmsteen bu kalitede albümleriyle yavaş yavaş gitar dünyasındaki yerini edinmeye başlıyordu. 2000 li yıllarda bu albümün etkisi hala parçalarında devam etmektedir. Daha sonra 1986'da 'Trilogy' ve 1988'de 'Odyssey' geliyor. Odyssey albümünün Yungwie için önemi ise şöyle; Malmsteen 1987 yılında yaşadığı ciddi trafik kazasından sonra bu albüm ile hem patladı hemde dünya çapında tanınma başarısını gösterdi. Trafik kazasında bileği kırılan Yungwie "Bite The Bullet" adlı parçayı çalabilmek için çok zorluklar çekmis kırılan koluyla baya bir mücadele etmis. Sonrada albüme eklemiş. Belki de bu parçayı istediği gibi çalmasa müzik hayatı bitip albümlerine nokta koyabilirmiş. Bu albümün Yngwie için en önemli yanlarından biri ise 'Dreaming' parçadır. Oldukça duygusal bir parça olan ve Yngwie'nin albüm çıkmadan önce ölmek üzere olan annesine çalıp tepki alabildiği tek çalışma olan bu parçanın Yngwie için önemi büyüktür. Bu albümü de zaten annesine adamıştır. 1989 yılında "Live in Leningrad: Trial by Fire" adlı albümüyle devam eden Yngwie Toplam 11 parçadan oluşan bu albümün olumlu yanlarından biri J.Hendrix'in "Spanish Castle Magic" parçasını da barındırması.1990 yılında "Eclipse" adlı albümü çıkarttı ve Yngwie albümlerindeki olağan bol soloları Eclipse içinde çok fazla atmamayı tercih etti. 1991 yılında ise "Collection" adıyla bir Yngwie kolleksiyonu piyasaya çıktı ve ardından 1992 yılında "Fire and İce" adlı albümü piyasaya çıktı. Bu albümde albümle aynı adı taşıyan "Fire and İce" adlı parçanın ilk 30 saniyesindeki soloyu çalabilene rastlanmadığı üzerine yorumlar vardır. 2 yıllık bir aradan sonra 1994 yılında "The Seventh Sign" adlı albümüyle tekrar müzikseverlerle buluşan Yngwie bu albümde önceki gitar solo ağırlıklı klasik tarzdaki albümlerine göre daha çok piyasaya hitap ediyor.Akılda kalan ve sürükleyici parça albümle aynı adı taşıyan "Seventh Sign". Tamamı heavy metal severler için pek sürükleyici olmasa da rock ve klasik müziği sevenler için kesinlikle denenmeli. Yine 1994'de "Power and Glory" adlı üç parçalık albümü çıkartıyor. Albümde zaten "Takada's Theme" adlı parçanın stadium edit ve complete adında iki versiyonu bulunurken bir diğer parça olan "The Seventh Sign" önceki albümündendir. Yine 1994 de "I Can't Wait" adlı bir single daha çıkarıyor ve ardından 1995'de "Magnum Opus" adlı albümü çıktı ve bu albümde ise The Seventh Sign albümünden tekrar bir U dönüşü yaparak gerçek kişiliğine bürünmeye başlıyor ve daha fazla gitarına yüklenmeye başlıyor. Ardından 1996 da "İnspiration" 1997 de "Facing The Animal" la sevenleriyle buluşuyor. Bu albümün Malmsteen için öncemi ise; "Like An Angel" duygusal bir slow çalışma ve Malmsteen bu parçayı eşi için yazmış. 1998'de de boş durmadı ve "Concerto Suite for Electric Guitar and Orchestra in E Flat Minor Op.1" adlı almümle Elektro gitarının arkasına aldığı orkestra ile içinden gelenleri çalıyor ve klasik müzik hayranlarını da kendine bağlıyor. Yine 1998'de "Yngwie Malmsteen LIVE!!" adlı albümü çıkarttı. Ardından 1999 da "Alchemy" adlı albümle devam eden Yngwie bu albümde de genelde kendine özgü klasik yapısında. "War To End All Wars" ile 2000 yılında albüm sayısına bir tane daha ekleyen Malmsteen severlerine bir albüm tarihi gezisi ile "Anthology 1994-1999" yi çıkarttı. Aynı yıl içerisinde tam 3 albüm daha çıkartan Malmsteen hiç boş durmuyordu... bu albümlerden "Concerto Suite Live From Japan" 3 parçalık bir albümken "Best of Yngwie Malmsteen:1990-1999" adından da anlaşılacağı gibi bir Yngwie Malmsteen Best Of'uydu. Bir diğeri olan "War to End All Wars" ise yeni bir albümdü. 2000 yılında bu albüm çıktığında konser programı içinde Türkiye'de vardı, İstanbul Açık Havada yaklaşık 2-3 bin kişi bu konseri izleyen sanşlı kesimdi.

"The Genesis" le 2002 de geri dönen Malmsteen, Aynı yıl içinde "Attack" adlı albümünü de piyasaya sürdü. Albüm oldukça uzun bir albümdü ve toplam 15 parçayı içinde barındırıyordu. Yngwie bu albümdeki bazı parçalarda 90 lı yıllarda çıkardığı bazı albümlere nispeten daha eskilere dayanan tarzını tekrar ortaya çıkarmış. 2003 yılında Attack! kapsamında Türkiyeye tekrar gelen Malmsteen Ankara ve İstanbulda iki konser verdi. "G3 Live" adlı albümüyle 2004'de piyasaya dönen Malmsteen bir sene sonra 2005'de tam 18 parçalık "Unleash the Fury" adlı albümüyle sevenleriyle buluştu.

Sevenlerine bir de sevindirici bir haber verelim burdan; Yngwie sert bir albüm üzerinde sıkı çalışma içerisindeymiş şu anda. Official sitesinde de 'hazır olun!' demekle yetiniyor. Her zamanki soğukkanlılığıyla :). Ama ne zaman çıkar bilemeyiz.



Devamını okuyun...>> Read more...

5 Haziran 2007 Salı

Ankirockfest-2007

Ankara 6-10 Haziran 2007 tarihleri arasında rock müzik adına dev bir festivale ev sahipliği yapacak. Çankaya Belediyesi Ahlatlıbel Tesisleri'nde Düşyolu Organizasyon (Ankara) ve Tasarımevi (İstanbul) ortaklığında, Çankaya Belediyesi'nin işbirliği ile yapılacak olan organizasyon rock müzik severler için güzel bir dört gün demek.


Türk Rock müziğinden tam 32 ismin katılacağı festivalde rock müzik severler için bir de bulunmaz bir ses var: Dünyaca ünlü rock grubu Black Sabbath'ın eski vokali Tony Martin!


Türk Rock müziğinin duayenlerinden Erkin Koray; GruplardaMoğolllar, dünyaca ünlü grubumuz Pentagram son dönem gençlerinin favori grubu Manga'nın yanı sıra Vega ve Bulutsuzluk Özlemi festivalde olacak. Rock müziğin tanıdık simalarından; Nil Karaibrahimgil, Feridun Düzağaç, Hayko Cepkin ve Barış Akarsu da Ankirock'un konukları arasında.
Buraya kadar her şey çok güzelken gelelim fiyatlara;
100 YTL olarak belirlenen ''Konaklamalı Kombine'' için ; organizasyon komitesi tarafından temin edilen tek kişilik 50 çadır kurulacak. Tabi ki değişik ücret seçenekleri de var festivalde:
Tek gün için 21,50 ytl ücret belirlenirken 'Tek gün kamplı' 25 ytl ve Kombine biletler ise (konaksız) 75 ytl olarak belirlendi. Biletler Biletix'den de edinilebilecek.
Festivalin kapanış konserini ise Tony Martin verecek.


Devamını okuyun...>> Read more...

EN TEPEYE ;)<<